Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı “Şabanoğlu” filmi, birinci seçildi
Sinema sanatçısı Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı “Şabanoğlu” filmi, dünyanın en büyük sinema filmleri veritabanı olarak kabul edilen ‘imdb.com’ tarafından “Tüm Zamanların En İyi 50 Komedi Filmi” listesinde birinci seçildi.
Devam eden oylamada Charlie Chaplin, Woody Allen gibi dünyaca ünlü yönetmenleri geride bırakan filme ek olarak listede Sunal’ın rol aldığı 6 film daha yer aldı.
“Hababam Sınıfı Tatilde” 13., “Kibar Feyzo” 14., Süt Kardeşler 20., Davaro 46. sırada bulunuyor.
Dunyanin En Komik Filmi
07:28 | Etiketler: dunyanin en komik filmi, kemal sunal, sabanoglu | 0 Comments
Magazin Teroru
Oyuncu Timuçin Esen’in Beyoğlu Hayal Kahvesi çıkışında gazetecilerle kavgası sonrası yaşadıkları ‘özel hayat’ tartışmasını gündeme getirdi
‘Hırsız - Polis’ dizisinde canlandırdığı “Komiser Çınar” karakteriyle polis imajına büyük katkı yapan, ‘Gönül Yarası’ adlı sinema filminde de rol alan oyuncu Timuçin Esen’in, Beyoğlu’nda magazin muhabirleriyle yaptığı tartışma karakolda bitti. Polis tarafından karakola götürülmek istenirken Esen’in “Ben birşey yapmadım, eve gitmek istiyorum” sözleri dikkat çekti. Esen’in gece boyunca yaşadıkları ve polis tarafından karakola götürülürken ortaya çıkan kelepçeli görüntüleri ‘Gazeteciler özel hayatın sınırlarını aşıyor mu?’ tartışmasını yeniden gündeme getirdi.
Soruları yanıtlamadı
Esen ve üç arkadaşı önceki gece eğlenmek için gittikleri bar çıkışı magazin muhabirleriyle karakolluk oldu. Kız arkadaşıyla Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde eğlenirken gazetecilerin görüntü almaması için önce kız arkadaşını gönderen Esen, gazetecilerin “Sizinle görüntülenen bayan kız arkadaşınız mıydı?” sorusunu yanıtlamadı. Muhabirlerin ısrarlı takibi ve soruları Esen’in yanındaki arkadaşlarıyla gazeteciler arasında gerginlik yaşanmasına neden oldu.
Tartışma kavgaya dönerken Esen’in bir kameramana saldırdığı iddia edildi. Muhabirlerle Esen’in arkadaşlarının arasında çıkan arbedeyi araya giren bar görevlileri yatıştırmaya çalıştı. Olay sakinleşince Esen ve arkadaşları yollarına devam etti.
Magazin muhabirleri çıkan tartışma sonrası karakola giderek Esen’den şikâyetçi oldu. Gazeteciler ve polis, Esen ve arkadaşlarını İstiklal Caddesi’nde yürürken buldu. Bu sırada Esen’in yanında bulunan arkadaşları, yeniden gazetecilerle tartışınca polis araya girdi. Alkollü olan grubu karakola götürmek isteyen polislere tepki gösteren Timuçin Esen, “Bir şey yapmadım, ben eve gitmek istiyorum” diye bağırdı.
Kafasına 12 dikiş atıldı
Tüm bu kargaşa esnasında magazin muhabirleri, polise “Beni niye götürüyorsunuz? Ben evime gitmek istiyorum”?diyen Esen’i görüntülemeye çalıştı. Esen’i sakinleştirmeye çalışan ancak bunda başarılı olamayan polis memurları, ekip otosuna binmek istemeyen Esen’i kelepçe takmak için yere yatırdı.
Yere yatırılarak kelepçelenen Esen sağlık kontrolü için Şişli Etfal Hastanesi yerine, gazeteciler görüntü almasın diye Beyoğlu’ndan Bahçelievler’deki Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Esen’e polis müdahale ederken kafasının yarıldığı, 12 dikiş atıldığı öğrenildi.
Polis, kurumdan çıkışta minibüse bindirilen Esen’in gazetecilerce görüntülenmesini engellemeye çalıştı. Karakola giderek Esen ve arkadaşlarından şikâyetçi olan gazeteciler, hastaneden de rapor aldı.
Ortamı ısrarlı sorular gerdi
Yakın çevresinin anlatımına göre olay şöyle gelişti: Bardan çıkan Timuçin Esen’in etrafını saran magazin muhabirleri ısrarlı sorular yönelttiler. Soruları yanıtlamak istemeyen Timuçin Esen, yürümeye devam etti. Muhabirlerin ısrarı sürünce Esen’in yanındaki arkadaşları, “Konuşmak istemiyor, rahat bırakın” dedi. Magazin muhabirleri, bu sözlere tepki gösterince gerginlik çıktı. Yaşanan arbede sonrası olaya polis müdahale etti.
KİM NE DEDİ
Kırca’ya biraz hak verdim
Bengü: Magazin gazetecileriyle çok seviyeli bir ilişkim var. O yüzden beni sinirlendirecek bir olay yaşamadım ama en son Levent Kırca olayını izledim. Ona biraz hak verdim. Sonuçta insansınız, moraliniz yerinde olmayabilir, alkollü olabilirsiniz. O zaman rica edildiğinde de gazetecilerin anlayış göstermesi ve çekime son vermesi gerekir.
Sonu cinayete bile gider
Sinemis Candemir: Bu konuda çok canım yandı. Ancak kimsenin üzerine yürüyüp kavga etmedim. Bazen insanların duygu durumu aynı olmuyor. O sırada başka bir şeye kızmış olabilir o insan... Birden karşısında kameranın ışığını görünce sinirlenebilir ama karşılıklı anlayış en doğrusu.
Dünyanın her yerinde böyle
Demet Şener: Gazeteciler de işlerini yapıyor. Dünyanın her yerinde bu böyle. Eğer ünlü bir isim iseniz, gazeteciler tarafından takip edilirsiniz ve bunu bilerek de yaşamak gerekir.
Denge kurmak gerek
Tuğba Özerk: Gazetecilerin Reina, Sortie gibi mekânların önünde durduğunu biliyoruz ama eğlenmek için gidiliyorsa, ben kendi kapı önünden röportaj vermem. Bazen sokak aralarında çok sıkıştırdıklarında, insanların çok bunaldığı oluyor. Ancak ne olursa olsun, dengeyi kurmak gerek.
Her insanın bir sabrı var
Emre Kınay: Gazetecilerin mekân önünde beklemesini iyi değerlendirmiyorum. Çünkü, kimse bir şeyden kaçmıyor ama insanları kovalıyor duygusu olması, durumu gerginleştiriyor.
Kelepçe tartışmalı
Prof. Süheyl Donay: Kural olarak kamuya mal olmuş kişilerin böyle eğlence yerlerinde resimlerinin çekilebileceğini, bu resimlerin özel hayatın gizliliği ile ilgisi olmadığını savunuruz. Dolayısıyla bu tür yerlere gittikleri vakit, zaten resimlerinin çekileceğini bilirler. Burada tartışmalı olan ‘kelepçe’ gibi görünüyor. Çünkü artık kelepçe çok nadir uygulanmalı.
Rızası alınmalı
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu: Çok tartışmalı bir konu. Böyle bir mekânda mahremiyetten değil, fotoğraf hakkından söz etmeli. Kişinin rızası olmadan fotoğrafının çekilip çekilemeyeceği tartışılmalı. Burada önemli olan fotoğrafın alınmasına karşı müdahele etmesi, resminin çekilmemesini isteme ve karşı çıkma hakkı var. Ancak buna karşı çıkarken, yol ve yöntem de hukuki olmalıdır.
Kontrollü davranmak lazım
Sibel Can: Biz gazetecilerle birlikte bu günlere geldik. Gazeteciye saldırmayı ne olursa olsun hiç tasvip etmiyorum. Mutlaka karşılıklı, kontrollü davranmak lazım. Aynı camianın içerisindeyiz ve hepimizin birbirimize ihtiyacı var. (Milliyet)
‘Hırsız - Polis’ dizisinde canlandırdığı “Komiser Çınar” karakteriyle polis imajına büyük katkı yapan, ‘Gönül Yarası’ adlı sinema filminde de rol alan oyuncu Timuçin Esen’in, Beyoğlu’nda magazin muhabirleriyle yaptığı tartışma karakolda bitti. Polis tarafından karakola götürülmek istenirken Esen’in “Ben birşey yapmadım, eve gitmek istiyorum” sözleri dikkat çekti. Esen’in gece boyunca yaşadıkları ve polis tarafından karakola götürülürken ortaya çıkan kelepçeli görüntüleri ‘Gazeteciler özel hayatın sınırlarını aşıyor mu?’ tartışmasını yeniden gündeme getirdi.
Soruları yanıtlamadı
Esen ve üç arkadaşı önceki gece eğlenmek için gittikleri bar çıkışı magazin muhabirleriyle karakolluk oldu. Kız arkadaşıyla Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde eğlenirken gazetecilerin görüntü almaması için önce kız arkadaşını gönderen Esen, gazetecilerin “Sizinle görüntülenen bayan kız arkadaşınız mıydı?” sorusunu yanıtlamadı. Muhabirlerin ısrarlı takibi ve soruları Esen’in yanındaki arkadaşlarıyla gazeteciler arasında gerginlik yaşanmasına neden oldu.
Tartışma kavgaya dönerken Esen’in bir kameramana saldırdığı iddia edildi. Muhabirlerle Esen’in arkadaşlarının arasında çıkan arbedeyi araya giren bar görevlileri yatıştırmaya çalıştı. Olay sakinleşince Esen ve arkadaşları yollarına devam etti.
Magazin muhabirleri çıkan tartışma sonrası karakola giderek Esen’den şikâyetçi oldu. Gazeteciler ve polis, Esen ve arkadaşlarını İstiklal Caddesi’nde yürürken buldu. Bu sırada Esen’in yanında bulunan arkadaşları, yeniden gazetecilerle tartışınca polis araya girdi. Alkollü olan grubu karakola götürmek isteyen polislere tepki gösteren Timuçin Esen, “Bir şey yapmadım, ben eve gitmek istiyorum” diye bağırdı.
Kafasına 12 dikiş atıldı
Tüm bu kargaşa esnasında magazin muhabirleri, polise “Beni niye götürüyorsunuz? Ben evime gitmek istiyorum”?diyen Esen’i görüntülemeye çalıştı. Esen’i sakinleştirmeye çalışan ancak bunda başarılı olamayan polis memurları, ekip otosuna binmek istemeyen Esen’i kelepçe takmak için yere yatırdı.
Yere yatırılarak kelepçelenen Esen sağlık kontrolü için Şişli Etfal Hastanesi yerine, gazeteciler görüntü almasın diye Beyoğlu’ndan Bahçelievler’deki Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Esen’e polis müdahale ederken kafasının yarıldığı, 12 dikiş atıldığı öğrenildi.
Polis, kurumdan çıkışta minibüse bindirilen Esen’in gazetecilerce görüntülenmesini engellemeye çalıştı. Karakola giderek Esen ve arkadaşlarından şikâyetçi olan gazeteciler, hastaneden de rapor aldı.
Ortamı ısrarlı sorular gerdi
Yakın çevresinin anlatımına göre olay şöyle gelişti: Bardan çıkan Timuçin Esen’in etrafını saran magazin muhabirleri ısrarlı sorular yönelttiler. Soruları yanıtlamak istemeyen Timuçin Esen, yürümeye devam etti. Muhabirlerin ısrarı sürünce Esen’in yanındaki arkadaşları, “Konuşmak istemiyor, rahat bırakın” dedi. Magazin muhabirleri, bu sözlere tepki gösterince gerginlik çıktı. Yaşanan arbede sonrası olaya polis müdahale etti.
KİM NE DEDİ
Kırca’ya biraz hak verdim
Bengü: Magazin gazetecileriyle çok seviyeli bir ilişkim var. O yüzden beni sinirlendirecek bir olay yaşamadım ama en son Levent Kırca olayını izledim. Ona biraz hak verdim. Sonuçta insansınız, moraliniz yerinde olmayabilir, alkollü olabilirsiniz. O zaman rica edildiğinde de gazetecilerin anlayış göstermesi ve çekime son vermesi gerekir.
Sonu cinayete bile gider
Sinemis Candemir: Bu konuda çok canım yandı. Ancak kimsenin üzerine yürüyüp kavga etmedim. Bazen insanların duygu durumu aynı olmuyor. O sırada başka bir şeye kızmış olabilir o insan... Birden karşısında kameranın ışığını görünce sinirlenebilir ama karşılıklı anlayış en doğrusu.
Dünyanın her yerinde böyle
Demet Şener: Gazeteciler de işlerini yapıyor. Dünyanın her yerinde bu böyle. Eğer ünlü bir isim iseniz, gazeteciler tarafından takip edilirsiniz ve bunu bilerek de yaşamak gerekir.
Denge kurmak gerek
Tuğba Özerk: Gazetecilerin Reina, Sortie gibi mekânların önünde durduğunu biliyoruz ama eğlenmek için gidiliyorsa, ben kendi kapı önünden röportaj vermem. Bazen sokak aralarında çok sıkıştırdıklarında, insanların çok bunaldığı oluyor. Ancak ne olursa olsun, dengeyi kurmak gerek.
Her insanın bir sabrı var
Emre Kınay: Gazetecilerin mekân önünde beklemesini iyi değerlendirmiyorum. Çünkü, kimse bir şeyden kaçmıyor ama insanları kovalıyor duygusu olması, durumu gerginleştiriyor.
Kelepçe tartışmalı
Prof. Süheyl Donay: Kural olarak kamuya mal olmuş kişilerin böyle eğlence yerlerinde resimlerinin çekilebileceğini, bu resimlerin özel hayatın gizliliği ile ilgisi olmadığını savunuruz. Dolayısıyla bu tür yerlere gittikleri vakit, zaten resimlerinin çekileceğini bilirler. Burada tartışmalı olan ‘kelepçe’ gibi görünüyor. Çünkü artık kelepçe çok nadir uygulanmalı.
Rızası alınmalı
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu: Çok tartışmalı bir konu. Böyle bir mekânda mahremiyetten değil, fotoğraf hakkından söz etmeli. Kişinin rızası olmadan fotoğrafının çekilip çekilemeyeceği tartışılmalı. Burada önemli olan fotoğrafın alınmasına karşı müdahele etmesi, resminin çekilmemesini isteme ve karşı çıkma hakkı var. Ancak buna karşı çıkarken, yol ve yöntem de hukuki olmalıdır.
Kontrollü davranmak lazım
Sibel Can: Biz gazetecilerle birlikte bu günlere geldik. Gazeteciye saldırmayı ne olursa olsun hiç tasvip etmiyorum. Mutlaka karşılıklı, kontrollü davranmak lazım. Aynı camianın içerisindeyiz ve hepimizin birbirimize ihtiyacı var. (Milliyet)
07:17 | Etiketler: magazin teroru, timucin esen | 0 Comments
Pana Film den Yanit
BASINA ve KAMUOYUNA,
Şamil Tayyar, Kurtlar Vadisi’ni ya hiç seyretmemiş, ya da hiç anlamamış (anlayamamış)… İftira üstüne kurduğu yazısının düzeltilmeyecek tek bir tarafı yok, çünkü tek bir doğruyu yazmamış… Düzeltmeye nereden mi başlayalım? En baştan:
—Davut Tataroğlu karakterinin mucidi Soner Yalçın değildir… Soner Yalçın 2006 yılında ilk konseptin bitimiyle danışmanlık görevinden ayrılmıştır. Kurtlar Vadisi Pusu 2007 yılında vizyona girmiştir…
—Kurtlar Vadisi’nin ilk konsepti, Sarıkız ve Ayışığı operasyonlarının yürütüldüğü tarihlerde en düşük ratinglerini almaktaydı. Darbe girişimlerinden vazgeçildiği tarihten itibaren de ratingleri zirveye ulaşmıştır. Yani darbeci ekip diziyi desteklememiş, aksine rating manipülasyonlarıyla diziyi kösteklemiştir…
—2006 yılında MİT’in ve emniyetin dizi senaryosunda kötülendiği iddiası tamamen yalandır. Çünkü 2006 yılında dizi yayın hayatında yoktu…
—Ne Aslan Akbey Yeşil’i, ne Laz Ziya Dündar Kılıç’ı, ne de Süleyman Çakır Alaattin Çakıcı’yı karakterize etmektedir! Bunu diziyi seyreden herkes bilir…
—Kurtlar Vadisi Terör (sadece bir bölüm yayınlanmış ve tek bir bölümüyle nasıl düşmanlık körüklemiş olabilir. Meçhul?) bir çocuğu dağda ölmüş, bir oğlu şehit olmuş bir annenin bu terör bitsin, bu kan dursun feryadıyla başlamış ve terörden beslenen vampirlerin ipliğini pazara çıkarmak üzere hazırlanmış bir konseptti… Ama maalesef yayını durduruldu… Biz bu “açılım”ı yaparken siyaset henüz bu “açılım”ın çoook uzağındaydı… Biz bu açılımla, Türkiye’de terör bitmedikçe demokratik sosyal ve ekonomik hiçbir açılımın yapılamayacağını savunduk… Halen de savunmaktayız!
—Muro gibi bir karakteri yaratan bir ekibi Kürt düşmanı göstermeye çalışmak apaçık ahmaklıktır… Kurtlar Vadisi, Muro karakteriyle, bu topraklarda yaşayan herkesin diğerinin kardeşi olduğunu, farklılıkların kolaylıkla giderilebileceğini, herkesin hata yapabileceğini ama insan sevgisi temelinde bütün hataların telafisi olduğunu ve sorunların çözülebileceğini anlatmaktadır.
—Dizi Doğan grubuna geçtikten sonra ray değiştirdi demek ise düpedüz art niyetlilik. Çünkü henüz sadece iki bölüm yayınlandı! Kurtlar Vadisi yayınlandığı kaba göre şekil alan bir dizi değildir… Kurtlar Vadisi Pusu’nun yürüdüğü yol bellidir. Bu yol bağımsızlık yoludur… Her türlü hukuk dışı çeteden temizlenmiş, ekonomik, siyasi ve kurumsal yolsuzluklardan arınmış bir Türkiye ideali gerçek olana kadar, Kurtlar Vadisi devam edecektir.
—Kurtlar Vadisi Pusu, Pana Film’in uzun yıllar birlikte çalıştığı Show Tv’den, daha önce de açıklandığı üzere, ekonomik gerekçelerle ayrılmıştır… Bu gerekçeyle dizinin üç ay yayınlanamamasına rağmen, sezon ortasında kanal değiştirmemiş, gelen teklifleri, sezon ortasında kanalını yarı yolda bırakmamak için, sezon sonuna ertelemiştir. Bizim için en önemli prensip dizinin düzenli olarak yayında kalmasıdır. Bunu, diziyi vefayla altı yıldır seyreden izleyicimize bir borç olarak görüyoruz… En kalabalık oyuncu kadrosu ve en yoğun aksiyon sahneleriyle Kurtlar Vadisi Pusu’nun yayında olması hem yapım şirketi Pana Film’in, hem de yayıncı kuruluşun iki taraflı fedakarlığıyla mümkündür… Kişi, diğerlerini kendisi gibi bilirmiş… Maalesef Şamil Tayyar dünyaya para gözüyle bakmakta ve herkesi de kendisi gibi zannetmekte!
—Kurtlar Vadisi Pusu, İskender Büyük ve oluşumunu anlatmaya başladığında, henüz ülkede ne Ergenekon davası, ne de iddianamesi söz konusu idi… Ama Türkiye’yi “doğru” okuyan herkes, bu sürecin geleceğini analiz edebilirdi… Biz de ettik! Biz bazıları gibi masalarına bırakılan dosyalarla Türkiye’ye bakmadığımız gibi, meselelere günlük-anlık da bakmamaktayız! Türkiye 2. Dünya Savaşı’nın sonundan itibaren eli kanlı bir örgütün kıskacı altında… Bu eli kanlı örgüt, uluslararası adıyla “Gladio”, Avrupa’daki birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de pek çok terör örgütünün ve eyleminin arkasında… Gladio, bu ülkede tetikçi bulmakta hiç zorluk çekmedi. Görüyoruz ki gladio, yeni konseptinde de bu tetikçileri bulmakta zorlanmayacak!
Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur,
Şamil Tayyar, Kurtlar Vadisi’ni ya hiç seyretmemiş, ya da hiç anlamamış (anlayamamış)… İftira üstüne kurduğu yazısının düzeltilmeyecek tek bir tarafı yok, çünkü tek bir doğruyu yazmamış… Düzeltmeye nereden mi başlayalım? En baştan:
—Davut Tataroğlu karakterinin mucidi Soner Yalçın değildir… Soner Yalçın 2006 yılında ilk konseptin bitimiyle danışmanlık görevinden ayrılmıştır. Kurtlar Vadisi Pusu 2007 yılında vizyona girmiştir…
—Kurtlar Vadisi’nin ilk konsepti, Sarıkız ve Ayışığı operasyonlarının yürütüldüğü tarihlerde en düşük ratinglerini almaktaydı. Darbe girişimlerinden vazgeçildiği tarihten itibaren de ratingleri zirveye ulaşmıştır. Yani darbeci ekip diziyi desteklememiş, aksine rating manipülasyonlarıyla diziyi kösteklemiştir…
—2006 yılında MİT’in ve emniyetin dizi senaryosunda kötülendiği iddiası tamamen yalandır. Çünkü 2006 yılında dizi yayın hayatında yoktu…
—Ne Aslan Akbey Yeşil’i, ne Laz Ziya Dündar Kılıç’ı, ne de Süleyman Çakır Alaattin Çakıcı’yı karakterize etmektedir! Bunu diziyi seyreden herkes bilir…
—Kurtlar Vadisi Terör (sadece bir bölüm yayınlanmış ve tek bir bölümüyle nasıl düşmanlık körüklemiş olabilir. Meçhul?) bir çocuğu dağda ölmüş, bir oğlu şehit olmuş bir annenin bu terör bitsin, bu kan dursun feryadıyla başlamış ve terörden beslenen vampirlerin ipliğini pazara çıkarmak üzere hazırlanmış bir konseptti… Ama maalesef yayını durduruldu… Biz bu “açılım”ı yaparken siyaset henüz bu “açılım”ın çoook uzağındaydı… Biz bu açılımla, Türkiye’de terör bitmedikçe demokratik sosyal ve ekonomik hiçbir açılımın yapılamayacağını savunduk… Halen de savunmaktayız!
—Muro gibi bir karakteri yaratan bir ekibi Kürt düşmanı göstermeye çalışmak apaçık ahmaklıktır… Kurtlar Vadisi, Muro karakteriyle, bu topraklarda yaşayan herkesin diğerinin kardeşi olduğunu, farklılıkların kolaylıkla giderilebileceğini, herkesin hata yapabileceğini ama insan sevgisi temelinde bütün hataların telafisi olduğunu ve sorunların çözülebileceğini anlatmaktadır.
—Dizi Doğan grubuna geçtikten sonra ray değiştirdi demek ise düpedüz art niyetlilik. Çünkü henüz sadece iki bölüm yayınlandı! Kurtlar Vadisi yayınlandığı kaba göre şekil alan bir dizi değildir… Kurtlar Vadisi Pusu’nun yürüdüğü yol bellidir. Bu yol bağımsızlık yoludur… Her türlü hukuk dışı çeteden temizlenmiş, ekonomik, siyasi ve kurumsal yolsuzluklardan arınmış bir Türkiye ideali gerçek olana kadar, Kurtlar Vadisi devam edecektir.
—Kurtlar Vadisi Pusu, Pana Film’in uzun yıllar birlikte çalıştığı Show Tv’den, daha önce de açıklandığı üzere, ekonomik gerekçelerle ayrılmıştır… Bu gerekçeyle dizinin üç ay yayınlanamamasına rağmen, sezon ortasında kanal değiştirmemiş, gelen teklifleri, sezon ortasında kanalını yarı yolda bırakmamak için, sezon sonuna ertelemiştir. Bizim için en önemli prensip dizinin düzenli olarak yayında kalmasıdır. Bunu, diziyi vefayla altı yıldır seyreden izleyicimize bir borç olarak görüyoruz… En kalabalık oyuncu kadrosu ve en yoğun aksiyon sahneleriyle Kurtlar Vadisi Pusu’nun yayında olması hem yapım şirketi Pana Film’in, hem de yayıncı kuruluşun iki taraflı fedakarlığıyla mümkündür… Kişi, diğerlerini kendisi gibi bilirmiş… Maalesef Şamil Tayyar dünyaya para gözüyle bakmakta ve herkesi de kendisi gibi zannetmekte!
—Kurtlar Vadisi Pusu, İskender Büyük ve oluşumunu anlatmaya başladığında, henüz ülkede ne Ergenekon davası, ne de iddianamesi söz konusu idi… Ama Türkiye’yi “doğru” okuyan herkes, bu sürecin geleceğini analiz edebilirdi… Biz de ettik! Biz bazıları gibi masalarına bırakılan dosyalarla Türkiye’ye bakmadığımız gibi, meselelere günlük-anlık da bakmamaktayız! Türkiye 2. Dünya Savaşı’nın sonundan itibaren eli kanlı bir örgütün kıskacı altında… Bu eli kanlı örgüt, uluslararası adıyla “Gladio”, Avrupa’daki birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de pek çok terör örgütünün ve eyleminin arkasında… Gladio, bu ülkede tetikçi bulmakta hiç zorluk çekmedi. Görüyoruz ki gladio, yeni konseptinde de bu tetikçileri bulmakta zorlanmayacak!
Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur,
06:57 | Etiketler: pana film | 0 Comments
Kurtlar Vadisi Gladio Fragmani
İşte filmde anlatılmak istenen bazı konular
- Cumhurbaşkanı Turgut Özal Kerkük'e girecek diye mi zehirlendi?
- Cem Ersever Gladio'nun hangi gerçeğini öğrendiği için öldürüldü?
- Apo suikastini Gladio nasıl önledi?
- 28 Şubat süreci bin yıl sürecekken 5 yılda nasıl sona erdi?
- Kim Washington'dan gelen telefonla darbe girişiminden vazgeçti
Tüm soruların cevabı çok yakında Kurtlar Vadisi Gladio'da..
02:10 | Etiketler: kurtlar vadisi gladio, kurtlar vadisi gladio fragmani | 0 Comments
Kurtlar Vadisi Gladio
GLADIO TIKLANMA REKORU KIRIYOR
20 Kasım 2009’da vizyona girecek olan Kurtlar Vadisi Gladio’nun merakla beklenen fragmanı 5 günde tıklanma rekoru kırıyor. Filmden ilk görüntülerin yer aldığı fragman, 5 günde 700.000 kişi tarafından izledi.
20 Kasım 2009’da vizyona girecek olan Kurtlar Vadisi Gladio’nun merakla beklenen ilk fragmanı geçtiğimiz hafta yayınlandı. İlk kez 24 Eylül Perşembe akşamı Kurtlar Vadisi Pusu'nun yeni sezonun ilk bölümünün reklam arasında yayınlanan fragmanda filmden ilk görüntüler yer alıyor.
Daha vizyona girmeden adından sıkça söz ettiren Kurtlar Vadisi Gladio sinema filmi, internette şimdiden fenomen haline geldi. Adına hayran siteleri açılan, paylaşım sitelerinde gruplar oluşturulan Kurtlar Vadisi Gladio, vizyona girmeden internette en çok konuşulan film olmayı başardı.
Filmin büyük ilgi gören fragmanı da internette tıklanma rekoru kırıyor. Beklenen fragmanı yayınlayan başta YouTube, Facebook gibi paylaşım sitelerinde olmak üzere Yazete.com gibi haber sitelerinde ve filmin resmi web sitesi www.kurtlarvadisigladio.com ‘da 5 günde yaklaşık 700.000 kişi izledi ve forumlarda yüzlerce yorum yapıldı.
Kurtlar Vadisi Gladio için sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta daha vizyona girmeden 50’den fazla hayran sayfası, 200’e yakın grup oluşturuldu. Yüz bine yakın kişi, bu sayfalara üye olarak film hakkında haberleri paylaşıyor. Film üzerinde yorumlar yapan üyeler, filmin vizyona gireceği tarih olan 20 Kasım’ı büyük bir sabırsızlıkla bekliyor.
“Kurtlar Vadisi Gladio”da başrol, Kurtlar Vadisi Pusu’nun efsaneleşen karakteri İskender Büyük’ü canlandıran Musa Uzunlar’ın. Film, İskender Büyük karakterinin hayat hikayesi ekseninde, 90’lı yılların başından bugüne Türkiye yakın tarihinin önemli olaylarına ışık tutuyor.
Senaryosunu Kurtlar Vadisi’nin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın yazdığı filmin yönetmenliğini Sadullah Şentürk yaptı.
Filmin fragmanını www.kurtlarvadisigladio.com internet sitesinden izleyebilirsiniz.
20 Kasım 2009’da vizyona girecek olan Kurtlar Vadisi Gladio’nun merakla beklenen fragmanı 5 günde tıklanma rekoru kırıyor. Filmden ilk görüntülerin yer aldığı fragman, 5 günde 700.000 kişi tarafından izledi.
20 Kasım 2009’da vizyona girecek olan Kurtlar Vadisi Gladio’nun merakla beklenen ilk fragmanı geçtiğimiz hafta yayınlandı. İlk kez 24 Eylül Perşembe akşamı Kurtlar Vadisi Pusu'nun yeni sezonun ilk bölümünün reklam arasında yayınlanan fragmanda filmden ilk görüntüler yer alıyor.
Daha vizyona girmeden adından sıkça söz ettiren Kurtlar Vadisi Gladio sinema filmi, internette şimdiden fenomen haline geldi. Adına hayran siteleri açılan, paylaşım sitelerinde gruplar oluşturulan Kurtlar Vadisi Gladio, vizyona girmeden internette en çok konuşulan film olmayı başardı.
Filmin büyük ilgi gören fragmanı da internette tıklanma rekoru kırıyor. Beklenen fragmanı yayınlayan başta YouTube, Facebook gibi paylaşım sitelerinde olmak üzere Yazete.com gibi haber sitelerinde ve filmin resmi web sitesi www.kurtlarvadisigladio.com ‘da 5 günde yaklaşık 700.000 kişi izledi ve forumlarda yüzlerce yorum yapıldı.
Kurtlar Vadisi Gladio için sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta daha vizyona girmeden 50’den fazla hayran sayfası, 200’e yakın grup oluşturuldu. Yüz bine yakın kişi, bu sayfalara üye olarak film hakkında haberleri paylaşıyor. Film üzerinde yorumlar yapan üyeler, filmin vizyona gireceği tarih olan 20 Kasım’ı büyük bir sabırsızlıkla bekliyor.
“Kurtlar Vadisi Gladio”da başrol, Kurtlar Vadisi Pusu’nun efsaneleşen karakteri İskender Büyük’ü canlandıran Musa Uzunlar’ın. Film, İskender Büyük karakterinin hayat hikayesi ekseninde, 90’lı yılların başından bugüne Türkiye yakın tarihinin önemli olaylarına ışık tutuyor.
Senaryosunu Kurtlar Vadisi’nin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın yazdığı filmin yönetmenliğini Sadullah Şentürk yaptı.
Filmin fragmanını www.kurtlarvadisigladio.com internet sitesinden izleyebilirsiniz.
02:08 | Etiketler: iskender buyuk, kurtlar vadisi gladio, kurtlar vadisi iskender buyuk | 0 Comments
Kurtlar Vadisi Pusu 66 Bolum
İntikam almak için Cevat’ın peşine düşen Polat, amacına ulaşabilecek mi? Cevat’ın hedef tahtasında bu defa kim var? İskender Büyük, Davut Tataroğlu’nu neden kaçıracak? Tataroğlu’nun alnına dayanan silah patlayacak mı? Firari olan Memati ve Abdülhey’in akıbeti ne olacak? Evlat sevgisi, Memati’nin başına daha ne işler açacak? Ve nihayet İskender Büyük’e silahını doğrultan Polat Alemdar, tetiği çekecek mi?
Tüm bu soruların yanıtları ve çok daha fazlası, Kurtlar Vadisi Pusu’nun heyecan dolu yepyeni bölümüyle 8 Ekim Perşembe akşamı Star TV ekranlarında olacak…
12:33 | Etiketler: kurtlar vadisi 66 bolum fragmani, kurtlar vadisi pusu | 0 Comments
Defne Samyeli bosaniyor

Defne Samyeli, eşi Eren Talu'nun ihanet fotoğraflarının Takvim'de yer almasının ardından 14 yıllık eşine boşanma davası açtı. Samyeli, 'Geri dönüşümüz yok' dedi
Haber spikeri Defne Samyeli ve Eren Talu'nun aşk masalı, ünlü mimarın aşk kaçamağıyla sona erdi... 1995'te dünyaevine giren Samyeli ile Talu'nun evliliğinin ilk yıllarında her şey çok iyi gitti. Evliliklerinden 2 de kızları olan çift, 2000'de Defne Samyeli'nin kanser hastalığına yakalanmasıyla zor günler geçirdi. Ancak bu günler Samyeli'nin hastalığı yenmesiyle sona erdi. Ardından Eren Talu'nun alkol problemi başladı. Defne Samyeli'ye kabus gibi günler yaşatan Talu, birkaç yıl sonra alkole tövbe etti. Ancak, 2 yıl önce mimarın yine aynı sorunu boy gösterdi.
"Hep fedakar oldum"
2 yıldır kızlarının hatırına evliliğini yürütmek için fedakarlık yapan Defne Samyeli, son aylarda mali krizde olan eşini de hiç yalnız bırakmadı. Galatasaray'ın Seyrante pe projesinin elinden alınmasıyla iflasın eşiğine gelen çiftin kapısını her gün bir haciz memuru çalar oldu... Defne Samyeli, "eşini zor gününde yalnız bırakan kötü kadın" olmamak için Talu'nun yanındaydı. Başarılı spiker, eşiyle boşanacağına dair çıkan dedikoduları da yalanlamıştı. Ancak çiftin yakın çevresine göre; Defne Samyeli ile Eren Talu arasında 2 yıldır süren sorunlar, 1 hafta önce iyice ayyuka çıktı. "Evliliğimizin ateşi söndü" diyerek Samyeli'ye "Boşanalım" teklifinde bulunan ünlü mimarın bir de şartı vardı: "Kızlarının velayetini almak." Eren Talu'nun şartı Defne Samyeli tarafından "Sen gecelerin adamısın, kızlarım perişan olur" denilerek kabul görmedi. Bu diyalogtan 1 gün sonra Talu, eşine boşanmaktan vazgeçtiğini söyledi. Ve ihanet gecesi geldi çattı... Cumartesi gecesi aşk kaçamağına çıkan ünlü mimar, muhabirimizce görüntülendiğini anlayınca ertesi gün eşine "Seni kıskandırmak için bir arkadaşımla samimi pozlar çektirdim" yalanını uydurdu. Eşine inanmayan Defne Samyeli de dün soluğu avukatında aldı ve Takvim'e "Benim için bu iş bitti, artık geri dönüşü yok" açıklamasını yaptı...
2 yıldır çocuklarım için katlanıyordum
Önceki gün Takvim'de yer alan ihanet fotoğrafları nedeniyle boşanma kararı aldığını açıklayan Defne Samyeli'nin, evliliğinde 2 yıldır sorun olduğu söyleniyordu. Başarılı haber spikerinin yakın çevresine göre de Samyeli, sadece 2 kızı için evliliğini yürütmeye çalıştı ve eşinin hatalarını görmezden geldi... - takvim
02:59 | Etiketler: defne samyeli, defne samyeli bosaniyor | 0 Comments
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




